Yayınlanmamış

Yayınlanmamış Şiirlerim

2003

OBURA MEKTUPLAR I (*)

I

Seni bekliyorum
Koltuğumun altına girip,
Ayaklarımın arasında
dolaşmanı bekliyorum.
Geceleri kedi dostlarınla miyavlamanı
Duymak istiyorum.

II

Yaşlandın
Olsun.
Göremiyorsun
Olsun.
Duman, Karbeyaz ve sen 
Seni bekliyoruz Obur.






III

Annem, babam ve ben,
Oyuncak topun hazır.
Hepimiz seni özlüyoruz,
Seni seviyoruz, Obur...


IV

Sana kızdığım, bağırdığım gün
O zamanlar affettin beni,
Teşekkür ederim
Bana hayvan sevgisini yaşattın.
Sevdiğim tek arkadaşımdın

Seni çok seviyorum Obur...






V

Güzel evimizden gidiyorduk
Arabaya yetişene kadar koştun.
Hiç durmadan
Nefesin kesilse bile
Yorulsan bile
En sonuna kadar vazgeçmedin.
Fakat bu hızlı araba
Seni bezdirdi
Hoşça kal !



VI

Yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum
Beni anlıyor musun bilmiyorum,
Neredesin bilmiyorum.
Ne olursa olsun seni çook seviyorum.
Obur...

Seni seven sahibin Elif...



(*)  Çayırhan’da ki pencere güzeli çirkin kedim

2003

YENİ BİR YIL

Yeni bir haber
Yeni bir başlangıç
Yeni bir yıl.

Beyaz beyaz ağaçlar,
Lapa lapa yağan kar.

Yeni bir umut
Yeni düşünceler,
Yeni bir sayfa.

Şimdi yazılacak
Yeni haberler
tertemiz bir kağıda.
Savaş olmayacak,
Soluk yüzler olmayacak.
Işıldayan gözler
Yeni gülümsemeler
Bu sayfayı dolduracak.

Mutlu yüzler
Güzel mesajlarla güler.
Bu yeni senede bizi bekliyor
Güzel günler...
2004

2004

Savaş olmamasını diledim
Gülen yüzler istedim.
Çok mu istedim?
İstedim ama olmadı.
Kimse sesimi duymadı.

ve..
Irak savaşı çıktı.
Kahrol ABD
Bir zerre kadar akıllı başkanın olsaydı
Bu kadar insanın ölümüne 
Sebep olmazdı.
2004

OBURA MEKTUPLAR 2

Sevgili Obur, 
Senin kadar şirin, 
Senin kadar sadık
Bir kedi değil ama buldum
Senin yerini aratmayacak bir kedi buldum.

Her sabah beni karşılıyor
Hiç aksatmıyor,
Ama bazen nankörlük yapıyor 
Sütünü içmiyor
O senin gibi değil...
2004

DENİZLERİN KRALI DEDEM

Onlar senin balıkların 
Denizdeki canlıların

Karada biz varız seni seven,
Denizde onlar
Seni çok seviyorlar.

Ne olur dedeciğim 
Bu seferde benim için
Büyük büyük balıklar tut,
Anneannemde bize pişirsin!
2004

BENİ KİM ANLAR

Beni kim anlar ,

Beni tarzım anlar,
Beni odam anlar,
Beni şiir yazdığım, HB kalemim anlar.

Ne milli eğitim anlar,
Ne kazanamadığım şiir yarışmasındaki jüri insanlar.

Beni ,
Benim şiirlerimi,
Bir tek şiir defterim anlar.
2004

DÜNYA I

Güneş yaktı bizi 
Çekti kavurdu bizi
Dünyanın pili bitti 
Dönmüyor artık.
2004

JAPON ELMASI

Kırılacağını bilseydim sarılmazdım sana,
Kızacağını bilseydim koparmazdım bir tane.

Sen suçlusun
Neden bu kadar mayhoş tadın var,
Saldırıyor sana bütün çocuklar.

Özür dileriz
Japon Elması...
2004

ŞİİR CÜMBÜŞÜ

Şiirime renk katan sensin
Bazen hüzün bazen sevinci
Tek kelimede uyduruverirsin.

Seni en çok seven benim
Çünkü her şeyime yetersin.

Her yerimde 
Yazımda şiirimde
Yan yana kafiye...
2004

DÜNYA II

Yeni bir pil takalım
Etrafını saralım
Dünya yeniden dönsün.
2004

Kafamı kaldırmamla beraber onları gördüm

Hepsi gidiyordu
Burayı terk ediyordu.
En iyisini yapıyorlardı.
Çünkü buranın ne tadı nede tuzu kalmıştı.

En güzelini yapıyorlardı onlar.
Buralardan göç etsinler, uzaklaşsınlar,
Ama sakın unutmasınlar,
Bize de uğrasınlar.

Haydi güle güle
göçmen kuşlar...
2004

Babamın avuç içi hep sıcaktır,
Dışı ne kadar kurumuş görünse de.
Tecrübesi ağırdır
Ne kadar dalga geçsem de.

Sabır bitmez sende baba,
Senin gibi olmaya çalışsam da.
Sakin sessiz dünyanı bana da aç,
Sadece ben koklayayım o sanatçı kokunu
Ne kadar arada annem olsa da.
2004

I

Bana göre değil buralar,
Ne de ben onlara.
Soluk yüzler 
Soğuk hava.

Vücudum hariç her şey kırağı,
Renksiz bir duygu ile kaplı
Rutin bir ilerleme faslı.
Habire yürüme eylemi içerisinde herkes,

Nereye gittiklerini bilmeden
Varacakları yeri bilmeden.

Sadece soğuk bir yürüyüş.
Her şey kelimeler bile buz tutmuş
Onlar bile susmuşçasına sessiz
Onlar bile anlamını kaybetmiş.

Bu ayaz içerisinde kaybolmuş insanlar,
Kaybolmuş evren
Kaybolmuş renkler
Bu sokak içerisinde kaybolmuş tüm duygular.


Sessizliğin kurbanı olmuş her şey
Ona mahkum düşmüş tüm evren
Sanat bitti
Bilim bitti
Sıcak olan tek şey güneş bile
sönüp gitti.
2004

II

Ben bile katıldım bu monoton hayata
Sımsıkı bağlanmışçasına
Gayret ediyorum tüm gücümle,

Kurtulmak için 
Isınmak için
Bu soğuk hayattan,
Kopamayacağımı bile bile...
2003-08-22

Bir yıldız kaysın
Gecenin bir vaktinde.
Beni yatağımdan alsın
Uçursun istediği yere.

Komşu gezegenlere götürsün,
Hepsini dolaşayım.
Parlak gök taşlarını,
Semadaki ışıkları,
Bana taç yapsın.

Orada yaşayayım
Hep orada kalayım.
İsteklerimi ancak orada yaparım.
Buraya bir daha gelir miyim ?
Gelirim.
Ama İstemem bir daha,
Dünyaya döneyim.
2004-09-15

CENG VE ENG’E ...

Yanımda biri var , 
Ama hep yanımda
Bedenimin yanında bir beden daha
Onunla yaşıyorum
Onunla kalkıyorum,
O ölüyor bende ölüyorum.

Bir yapışık ikizlerin dilinden yazıyorum,
Onlar için yaşamak, mücadele etmek demek
Onlar için yaşamak ölümü risk almak demek.
2005-01-01

Beni şiirler yarattı,
Hiç olmadığım kadar güzel,
Hiç olamadığım kadar sevimli yaptı.

Üç öğün şiir yazdım
Durmadan yazdım
Sonra hepsini bir insan yaptım.

Ona dize dize saçlar ekledim,
Dörtlükleri aldım
Giysiler yaptım ona,
Sürmeli gözlerine kafiyeler taktım.

O hayal değil,
Düşünce değil
O benim gölgem...
2005-04-21

Sadece kapasam gözlerimi,
Esen rüzgara
Yağan yağmura,
Korkunç ayaz sabahlara.

Sadece kapasam gözlerimi,
Akan sarıya
Akan beyaza
Akan şarıl şarıl kırmızıya

Sadece kapasam gözlerimi
Tatlı sözlere
Türkülere
Hikayelere.
Bir ömür boyu sadece.
2005-04-23

Bir parça mutluluk için,
Kızarmış ekmek,
Anne annemin reçelli kanepeleri,

Bir parça gülmek için
Belkıs hanımın obur kedisi.

Bir parça uyku için,
Nazmiye Teyze’nin hikayeleri

Bunlar varken güzel her şey
Hayat ne tatlı şey.
2005-11-19

Bende dinliyorum İstanbul’u
Hem de Orhan Veli kadar.
Bende söylüyorum

Ama gözlerim henüz kapalı değil,
Elbet kapanacak
Fakat şimdi değil.

Şimdi dudaklarım görecek İstanbul’u,
Sonra duyacağım, gözlerimle
Ondan sonra hissedebileceğim onu
Hem de Orhan Veli kadar.

Belki olamam onun kadar sarhoş
Ama ben de olacağım,
Çocukların saçlarında
Ninelerin, dedelerin şapkalarında,
Gelinciklerin yapraklarında.

O yana bu yana savrulacağım
İstanbul’un sokaklarında...