10 Yaşında

Mor Erik Bahçesi

2002

ÖĞRETMENİM

O sıcacık ellerinizle
Kara tahtanın önünde,
Bilgi ve şefkat öğreten
Bir tek siz vardınız
Öğretmenim.

Saçımı okşadığınız an,
İçime bir gün doğar,
Bana dokunduğunuz an,
Neyin yaklaştığını anlıyordum
Biliyor musunuz ?

Bilginin, sevginin, neşenin
Öğretmenim.
2002

BARIŞ DOLU BİR ÜLKE

Çocuğum gitme gel
Dünyayı gezdireyim sana.
Ne cehennemler var
Dünyayı gör,
Ne bucak olduğunu anla.

Birde bizim ülkeye gel,
Sevgi, şefkat dolu
Kötüleri iyiye,
Düşmanları arkadaşa döndürür.
2002

AKİDE ŞEKERİ

İçi fındıklı
Dışı sapsarı

Paketi büsbüyük,
Kendisi küççücük.

Bir daldırdınmı elini,
Bir daha çıkaramazsın
O şekerin içinden kendini.
2002

POFUDUK AYICIK

Kahverengi
Tüyleri,
Uçuşur şu rüzgarda
Dişleri sararmış solmuş
Yazık şu ayıcığa.
Boynunda papyonu,
Kulaklarındaki tüyleri,
Ellerinde yapış yapış
Şu balları.
2002

TAVŞANCIK

Gel kaçma,
Dostum ol
Benim tavşancık

Bahçeleri,kırları
Gezeriz beraber
Dost arkadaş oluruz.

Senin neyin var
Hasta mısın yoksa
İstersen bir ilaç vereyim

Gel yanıma seveyim.
2002

CANIM İSTER PASTA

Hastayım hasta
İsterim pasta
Vermediler hastaya pasta
Yaptılar yemekte pırasa.
2002

GÜNEŞLİ BİR GÜN

Gök kadar mavi 
Yemyeşil bir cennet var
Ortada bir cami
Dere akar yanlarından
Anıtkabir görünür
Ağaçların ardından
Yanından ferah bulutlar geçer.
Sağından solundan
Güneş parıldar bir yandan
Kalemler şıkırdar kalem kutusundan.
Bembeyaz
Çarşaf gibi
Gıcır gıcır gıcırdar
O yandan bu yandan
Dere akar 
Şırıl şırıl
Dosyalarda kağıtlar 
Pırıl pırıl.
2002

TİYATRO

Gittim önce tiyatroya 
Güldüm sonra saygısızca.
Kuralları bilmeyen insan
Yapar bu hatayı bir daha

Anladım kuralları usluca
İzledim bundan sonra
Hayretle ve mutluca.
2002

ÖĞRETMENİME

Sende bir annesin 
Hem bilgiyi 
Hemde sevgiyi öğretirsin.

Sol kolum annem
Sağ kolumda sensin
Öğretmenim.

Sensin bize bazen kızan
Sensin bize annelik yapan
Üzemeyiz seni hiçbir zaman
Sevgili öğretmenim.
2002

GÜZEL, TATLI ANNEM

O gülen yüzün hiç solmasın
Bozulmasın
Hiçbir zaman.

Sevgini esirgeme benden
Kucak aç,
Neşelen

Üzülme,
Neden? dersen
Her bakışın bir hayattır
Somurtmak yakışmaz
Güzel yüzüne
Dert etme
Kendine.
2002

BARIŞ

Kimse ağlamadan
Barışa yol alınsa
Ülkede savaş olmadan
Düşmanlar barışsa

Çocuklara olan oluyor
Dostluklar parçalanıyor
Gözler kan ağlıyor
Barışa inanılmayınca

Dursun silahlar
Sussun silahlar
Temizlensin kanlar
Ortaya sevgi çıkınca
2002

İNSANLAR EŞİTTİR

Her insan eşittir
Renkleri farklı olsa bile
Beyaz, siyah, kahverengi
Her insanın rengi.

Her insan eşittir
Dilleri farklı olsa bile
Hintçe, ingilizce, türkçe
Her insanın dili.

Her insan eşittir
Zengin, fakir.
Her insan özgürdür
Şarkıları farklı olsa bile.
2002

SIKILIYORUM

Sıkılıyorum
Daha sonra 
Rahatlıyorum.
Oturuyorum
Oturunca tırnaklarımı 
yiyorum.
Tırnaklarımı yiyince
Tırnaklarım acıdan sızlıyor
Ellerim titriyor
Sıkıntıdan.

Kalkıyorum
Önce bir evi turluyorum
Mutfakta
Dolabı açıyorum.
Ne var ne yok.
Hepsini ağzıma tıkıyorum
Şişiyorum, yürüyemiyorum
Sıkıntıdan.
Gene aynı odaya gelip
Gene aynı koltuğa
oturuyorum.
Kalemi alıp kağıda
Şiir yazmaya başlıyorum.
Şiirin adı
“SIKILIYORUM”

Şiir bittikten sonra
rahatlıyorum.
Çünkü tüm içimi 
dökmüş oluyorum.
2002

GÖZDE

Kahverengi saçlı,
Birde o kadar tatlı.
Biraz da yemek yese olmaz mı ?
Saçını toplasın
Bak nasıl yakışsın.
Biraz sevecenliği de 
Unutmasın!!
2002

ECEM

İnatçımı inatçı
Birazda tatlı
Gür gür saçları
Birazcıkta kavgacı.
Bazen çok şakacı
Çok sever dondurmayı.
2002

AYBÜKE

Hiç yüzü solmadı
Hep sevecen kaldı.

Oynamaya bayılırdı,
Oyunları hiç bozmadı.

Hep arkadaşım olarak kaldı.
Beni sever sayardı

Yalnız bırakmazdı.
Her arkadaşının değerini bilir
satmazdı.
2002

TUĞÇE

Sarı saçlı
pekte tatlı.

Şeker mi şeker,
Çok dost canlısı.

Bilmem ki kimin arkadaşı.
2002

TA KENDİSİ

O ağaçtaki kuşun sesi
Kalbimin neşesinin sevgisi.

Oradaki köpeğin can çekişmesi
Benim acımın habercisi.

Zindandaki insanların
İnim inim inlemesi,
Benim duyduğum sesin
ta kendisi.
2002

MOR ERİK BAHÇESİ

O sulu sulu
Güzelim erikler.
Bin kişinin 
Midesine gider.

Hazmetmek kolay değil,
Zor zor çıkmaz
İnsanın
Götünden çekirdekler.
2002-11-16

KIYAK

Kırmızı beyaz
İçersin kör beyaz.
Dayak, dayak olmaz
Olsun kıyak.
2002-11-26

KALEMLER

Biri mavi 
Biri hint yeşili
Beyaz kalemler çantada 
Sarı kalemler dışarda.
Ne güzeldir kalemlerim.

Pembesi var
Alı var her rengi var.
Ama grisi yok!
2002-05-09

İNTERNET

Dıt dedi düğme
Başka oyuna geçti.
Ses kesildi
Oyun başladı.

Dıt dıt dıt dedi düğme
Bağlantıyı bağladı
Ay si kû gitti,
Geriye ne kaldı?
2002-07-20

ANLAMSIZ GÜN

Uçurur seni göklere
Bir melek 
Birde menekşe

Kara bulut 
Geldi kaç
Anlamsız gün 
Çabuk yat
2002-07-20

FİKİR UÇUŞMASI

Simit poğaça sokakta
Kara bulutlar havada
Senin gönlün dışarıda
Ver elini İstanbul
Havadar olma

Aklımı çeldin
Durma söz ol dedin
Biletçiden bilet al 
Bin git dedin

Salak ve saftım biraz
Anlamazdım olayın tadını
Kabahatin
Saçlarını
2002-05-04

DOĞANIN SEVİNCİ

Oturdum ağacın gölgesine
Baktım doğanın sevincine
Kuş sesi
 arı vızıltısı
Hepsi oluşturur doğayı.

Bitkilerin yeşilliği
Çiçeklerin renkleri
Arkadaş olmuş hepsi
Bazıları ise,
Kavga eder durur
Ben senden daha güzelim der bir birlerine.

Doğanın içinde;
Sadece çiçek,ağaç yoktur
Değişik bitkiler
2002-05-15

HEY AMCA

Hey amca,
Ne alayım sana?
Çiçek, oyuncak, araba.
Bunlardan hangisi acaba.

Bir kolonya sarsam
Ayıp olur.
Çiçek alsam
Uymaz sana.

Varsa yoksa baklava tulumba.